92406 kayıt bulundu.
1. ünlem , ünlem , halk ağzında , halk ağzında , ünlem , ünlem , halk ağzında , halk ağzında , Korkma ve şaşma sözü
1. Amanın! Nasıl iş o, nasıl yaptın bunu?
1. Amanın! Nasıl iş o, nasıl yaptın bunu?
1. isim , isim , tarih , tarih , isim , isim , tarih , tarih , İslam devletlerinde düşmana güvenlik içinde olduğunu bildirmek üzere verilen belge
Lisan : Arapça amān + Farsça nāme
Telaffuz : amanna:me
amansız hastalık
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Aman vermez, acımasız, cana kıyıcı, hoşgörüsüz, gaddar, zalim, biaman
1. Osmanlı hâkimiyetinden sonra Sırplarla Avusturyalılar arasında amansız bir mücadele başlamıştır.
1. Osmanlı hâkimiyetinden sonra Sırplarla Avusturyalılar arasında amansız bir mücadele başlamıştır.
1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Kanser
1. Ölümünden birkaç ay evvel o amansız hastalığın elinde bir kale harabesi gibi yıkılmıştı.
1. Ölümünden birkaç ay evvel o amansız hastalığın elinde bir kale harabesi gibi yıkılmıştı.
1. zarf , zarf , zarf , zarf , Öldürücü bir durumda, acımasız olarak, amansızcasına
2. Hoşgörüsüz olarak, amansızcasına
Telaffuz : amansı'zca
1. hiçbir özrün geçerli olamayacağını anlatan bir söz
1. Ama diye sözünü kestim adamın. Aması maması yok, dedi o, sert bir sesle. Niye istifa etmedin?
1. Ama diye sözünü kestim adamın. Aması maması yok, dedi o, sert bir sesle. Niye istifa etmedin?
1. isim , isim , isim , isim , Bartın iline bağlı ilçelerden biri
Özel: Evet
Telaffuz : ama'sra
Amasya elması
1. isim , isim , isim , isim , Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
Özel: Evet
Telaffuz : ama'sya
1. `ele geçirilmeyen veya kaçan bir şeye üzülmek boştur çünkü her zaman benzeri sağlanabilir` anlamında kullanılan bir söz
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Bir yüzü kırmızı diğer yüzü ise sarı yeşilimsi bir renk taşıyan, ince kabuklu, hoş kokulu, uzun süre saklanabilen bir tür elma
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), özengen, profesyonel karşıtı
1. Bu topluluklar arasında amatör ve profesyonel çizgisini de tam olarak çizebilmek kolay değildir.
1. Bu topluluklar arasında amatör ve profesyonel çizgisini de tam olarak çizebilmek kolay değildir.
2. Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan
1. Bu, çok ucuz bir amatör ressam tüzüğüdür.
1. Bu, çok ucuz bir amatör ressam tüzüğüdür.
3. Acemi
4. alay yollu , alay yollu , alay yollu , alay yollu , Beceriksiz
Lisan : Fransızca amateur
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Amatör gibi
2. zarf , zarf , zarf , zarf , (amatö'rce) Amatörün yapabileceği bir biçimde
1. isim , isim , isim , isim , Amatör olma durumu, özengenlik
1. Böyle bir amatörlük devresi geçirdikten sonra biraz da kendi hesabına çalışmayı düşündü.
1. Böyle bir amatörlük devresi geçirdikten sonra biraz da kendi hesabına çalışmayı düşündü.
1. isim , isim , isim , isim , Savaşa katılan kadınlara eski çağların Amazonlarına benzetilerek verilen san
2. Ata binen kadın
Lisan : Fransızca amazone
1. isim , isim , tarih , tarih , isim , isim , tarih , tarih , MÖ 1200 yılından itibaren Karadeniz Bölgesi'nde yaşamış, savaş aletleri ok, yay, kargı ve iki ağızlı balta olan, tamamen kadın savaşçılardan oluşan tarihî bir ulus
Özel: Evet
1. isim , isim , isim , isim , Eşyayı sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme
Lisan : Fransızca emballage
Telaffuz : l ince okunur